UNESCO Dünya Mirası

OSMANLI ZAMANINDA SANCAK OLAN ESKI ŞEHIRLERIMIZ

UNESCO DÜNYA MIRASINA GIRMELI…

 

Bu kültür şehirlerimiz o kadar çoktur ki sıralarsak liste uzun olur, bir yerden başlanmalı. Yerel yönetimler bu çalışmaları bir an önce yapmalı. Listeye dâhil olabilecek kentlerimiz; Bursa, Balıkesir, Kütahya, Konya, Aksaray, Niğde, Sivas, Kayseri, Erzurum gibi Selçuklu ve Osmanlı şehirleridir. Örneğin; İstanbul Tarihi Yarımada UNESCO Kültür Mirası listesindedir. Gelen turistler burayı gezerler bakarlar miras listesinde neresi var, Safranbolu, Kapadokya veya Pamukkale oraya giderler. Bu sayı arttırılabilinir.

Niğde gezimde merkezi yerdeki tarihi eserlere hayran kalmıştım. Yapılar bozulmadan veya tarihi eserlerin yanında bulunan ev dokuları bozulup yıkılmadan bu çalışmalar yapılmalıdır. Niğde Tarihi Kent Merkezi UNESCO yedek listesine “Niğde Tarihi Anıtları” olarak girebilmiştir. Başvuru çalışmaları hızlanmalıdır. 52 adet varlığımız UNESCO yedek listesinde bulunan başvurumuz var, fakat yeterli çalışma yapılmadığından buralar UNESCO listesine girmemektedir. Eski bakan Ertuğrul Günay belli çalışma içersindeydi. Yeni bakan nasıl bir yol izleyeceği meçhuldür. İnşaatlara izin veren SİT alanlarını kaldıran yasalar inşallah yolda değildir. Aksaray şehrimizin merkezindeki Hükümet Binası ve Meydanı civarı pekâlâ bu işlem için uygun görünmektedir. Yine Edirne birçok tarihi Osmanlı eseri ile ünlüdür. Selimiye Camisi UNESCO Dünya Mirası Listesindedir. Ama kâfi değildir bir Osmanlı Kapalı çarşısı ve Çeşme, türbeler bu listeye girebilmelidir.  Kars’a gittiğimizde iki otobüs turist vardı, bunlar Ermenistan’dan gelmişlerdi. Havariler kilisesini geziyorlar ve Kars kalesine çıkıyorlardı. Kars’ta o kadar çok tarihi eser var ki, Ani Antik Şehri UNESCO yedek listesinde Kars Şehir merkezi niye olmasın? Ermeni turistler Türkiye’ye Gürcistan üzerinden uzun yolculuk sonrası gelmişlerdi. Yine kurallar ve korkular kendimizi ve insanlığı bağlıyordu.

Ankara’da Altındağ Belediyesi tarafından Hamamönü çalışması yapıldı, devamında Augustos Tapınağı, Roma Hamamı ve diğer Osmanlı eserleri veya Kale ile birlikte UNESCO mirası için niye çalışma yapılmaz mı? İstihdamı artırmanı yolu yalnızca bir sektöre eğilmekle olmayacağı aşikârdır. Türkiye İnşaat sektörü ile böyle gidemez, o da devam etmelidir. Ama gelen turist sayısı arttıkça hizmet sektörü artacak ve işsizlik azalacaktır. Bu alanda devlet yatırımlarını arttırmalıdır. Ankara Hamamönü, Kale Civarı, Hacı Bayram ve Augustos Tapınağı UNESCO kültür mirası için hazırlıklar yapılmalıdır.

Ankara; Hak ettiği şöhreti bir türlü elde edemedi!

Cumhuriyetimizin kurulduğu Ankara’nın merkezi Ulus ve çevresi UNESCO Dünya Mirasına girmeliydi. Asırlardır var olan şehirlerimizin merkezlerindeki o tarihi dokuyu koruyamadık. Eski yapılar yıkıldı nüfuz artı diye yeni ucubeler yükseltildi. Osmanlı zamanından beri var olan “sancak” denilen şehirlerimizin merkezlerindeki yapı korunmalıydı. Korunamayan var ise eski görünüme dönüştürülmedir. Örneğin Ankara Ulus eski merkezi tarihi yeri olan kısım onarılmalı ve UNESCO dünya mirası için başvurmalıdır. Yurt dışından gelen insanlar önceden bu dünya miras listesine bakıp ta geliyorlar. Bir Japon, bir batılı böyle yapıyor. Avusturya’da Graz şehrinin ev çatıları, Viyana’nın Grozni Bağları sayesinde bu şehirler UNESCO Dünya Mirası listesine girebilmişlerdir. Gelecekte Çin büyük bir potansiyel olarak önümüze çıkacaktır. Kendi kendimizi kurallarla bağlamayalım, Belediyeler ve Kültür Bakanlığı böyle bir çalışma yapmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir