Sanattan Yansımalar– AHMET SAY

 

24 Mayıs tarihinde komşularımızla birlikte dinlediğimiz CSO Konserinde mahallemizden komşumuz Sefa Erşahin’in oğlu Emre Erşahin’i gururla dinledik.

Konser ve Emre Erşahin ile ilgili olarak Ahmet Say’ın yazısından bir bölümü sizlerle paylaşıyoruz.

24 Mayıs 2016 Salı akşamı Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu’nda izlediğim konser, Türkiye’de müzik sanatına güç katan özellikteydi: Çünkü bu konserde iki üstün yetenekli çalgı solistimiz, viyolonsel sanatçısı Cansın Kara ile kontrbas sanatçısı Emre Erşahin’in yanı sıra, derin bir müzik kültürünü temsil eden genç bestecimiz Mehmet Can Özer’in “Üç Hece” adlı orkestra eseri vardı. Bana düşen de bu konseri baştan sona hayranlıkla dinlemek, kafamda notlar almaktı.

Daima övünçle andığım Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını o akşam Orhun Orhon yönetiyordu. Bu çok değerli genç şefimiz, üç ayrı çağ stilinin yer aldığı programı, yetkin kavrayışından kaynaklanan tam bir özgüvenle yönetti. Orkestramızın konsertmaysterlerinden Bilgehan Erten ise bunca yıllık yetkinliğiyle hak ettiği bir numaralı iskemlede oturuyordu.

Önce programı belirteyim:

Haydn’ın No.2 re majör Viyolonsel Konçertosu (solist Cansın Kara).

Bestecimiz Mehmet Can Özer’in bir “dünya prömiyeri” olarak seslendirilen ve tabii ki çağdaş stil ve tekniklerden yararlanarak bestelenmiş çok başarılı bulduğum eseri.

Kusevitzki’nin fa diyez minör Kontrbas Konçertosu (solist Emre Erşahin).

O akşamın özelliklerinden biri de, Cumhurbaşkanlığı Senfoni’ye 36 yıldan bu yana güç katan viyolonsel sanatçısı ve eğitimcimiz Şinasi Çilden’in emekliye ayrılması dolayısıyla dinleyici önünde değerbilirlikle yapılan alçakgönüllü, hepimizi duygulandıran küçük “veda töreni”ydi.

Gayri menkul, yani “taşınmaz” gibi gözüken bir çalgıyı orkestranın önüne dikip çalmaya başlayan bir sanatçı düşünün… 1995 doğumlu üstün yetenekli kontrbas sanatçımız Emre Erşahin, Rus asıllı Amerikalı besteci Kusevitzki’nin (1874-1951) Kontrbas Konçertosu’nu yorumlamaya başlayınca dünyamı şaşırdım! Çünkü Emre Erşahin, “keman ailesi”nin bu kocaman üyesini, sanki el kadar bir çalgıymış gibi kullanarak öyle çalıyordu ki, ses niteliği ve ses şiddetindeki en ince ayrıntıları bile bu koca çalgıdan kolaylıkla elde ediyordu. Etkileyici kalın sesiyle kontrbas, çalgısal dokuya derinlik ve zenginlik kattığı için, CSO dinleyicisini o akşam “Rüya mı görüyorum?” duygusuna sürükledi.

Açık konuşayım: Ben kontrbasın bu denli marifetli olduğunu Emre Erşahin’den öğrendim! Çalgının ince tellerindeki doğuşkanlar, hiç beklenmediği halde, özellikle dolgun, hoş bir etki yarattıkça insanı mest eden duygulara kapılıyordum.

Ne kadar cahilmişim ki, ben kontrbası, orkestra içinde armoninin gereği olan bas seslerini üretmek için kullanılır diye bellemişim. Kontrbas sanatçısı olarak da cumhuriyet döneminde tanıdığım kadarıyla Mehmet Ali Kızıltuğ, daha sonraki kuşaklardan Tahir Sümer ve Melih Balçık’ı bilirdim. Oysa bizim genç kuşaktan üstün yetenekli Emre çocuğumuz, kontrbası avucunun içine alınca bir “solo kontrbasçı”nın nasıl bir cambaz olduğunu gözlerimle görüp kulaklarımla duydum.

2006 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı’na giren Emre, Alper Müfettişoğlu’nun sınıfında kontrbasa başlamış, birkaç yıl sonra da Avrupa’daki kontrbas ustalık sınıfı çalışmalarına katılmış bir gencimiz. İlk uluslararası ödülünü 2008 yılında Paris’te almış. 2012’de ise Kopenhag’da düzenlenen “BASS 2012” kapsamındaki kontrbas yarışmasında yine ödül kapmış.

2011’de Londra’daki Purcell Schooll’a Kraliyet bursuyla giren Erşahin, 2012’de Londra’daki Wigmore Hall’de bir solo resital vermiş. Derken “Sınırsız Yetenek” anlamındaki Talent Unlimited Derneği tarafından desteklenerek Londra’da konserler vermeye başlamış. 2013 yılında Purcell School’u bitirmiş ve Londra Kraliyet Müzik Akademisi’ne burslu olarak kabul edilmiş. Bu ünlü Akademi’de 2014 yılında düzenlenen “Yaylı Çalgılar Solo Bach Yarışması”nda birincilik ödülünü, 2015 ve 2016 yıllarında düzenlenen “Yaylı Çalgılar Performans Ödülü” yarışmalarında ise kontrbas dalında birincilik ödüllerini kazanmış.

Bu genç sanatçımız için siz bana ödül mü soruyorsunuz? Emre daha geçenlerde, yani 2016’da, Yamaha Avrupa Müzik Vakfı tarafından Londra’da yapılan “Yaylı Çalgılar Yarışması”nı kazanmış! Ve halen Kraliyet Müzik Akademisi’nde lisans üçüncü sınıf öğrencisi!..

Emre bize Kusevitzki’den öyle bir “Kontrbas Konçertosu” yorumladı ki, bana kalırsa tam da o gün Türkiye’de yeni bir Bakanlar Kurulu’nun işbaşı etmesi olayı hiç kalırdı vesselâm!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir