MÜZE GEZİLERİ -ÇUBUK

Çubuk, Ankara’nın üç büyük ilçesinden biri. Arazi verimli topraklarla kaplı, tarım ve hayvancılık çalışkan Çubuk Halkı’nın başlıca geçim kaynaklarını oluşturmakla birlikte, şehre yakın mesafede oluşu ulaşıma elverişli karayolu bağlantısı nedeniyle merkezle olan iletişimini kolaylaştırmış. Bu da ticareti yaygın ve kolay kılmış, tabii eğitimi de. Okumaya ilgisi hep olmuş Çubuk Halkı’nın. Yardımsever, çalışkan Çubuk Halkı Ankara’nın diğer ilçelerine ait karakteristik yapıda da olduğu gibi misafirperverliği, ticari ahlakı, inançları ve kültürel değerlere sahip çıkma özelliği ile biliniyor. 

Derneğimizin 14, 15, 19 Şubat’ta yoğun ilgi üzerine gerçekleştirdiği gezi güzergahı Karadeniz Yayla Restoran’da kahvaltıyla başladı. Kahvaltıda Çubuk’ta yetişen doğal ürünlerden hazırlanmış yiyeceklerin yanısıra Karadeniz Mutfağı’nın vazgeçilmezi kuymak ve milli kahvaltı listemizde yer alan sucuklu yumurta, kiraz reçeli, bal, vs. ikramlar arasındaydı. Keyifle yapılan kahvaltıdan sonra komşularımızla Çubuk Bekir Ağa Konağı’nı ziyaret ettik. Konak, sahibi tarafından il kültür müdürlüğüne müze yapılmak üzere bağışlanmış. Bugün etnografya müzesi türünde sayılabilen yapının çatı ve alt katı yöre halkının nikah, kına, nişan, sünnet türündeki törenlerine de ev sahipliği yapacak şekilde tefriş edilmiş. Dinlenme katında Atatürk’ün ilk kez Çubuk’a gelişi sırasında karşılama törenine ilişkin fotoğraf büyütülerek sergileniyor. (16.06.1935) Müzede yöre halkının günlük yaşam biçimini yansıtan maketler, esnaf ve yöre kadınlarının günlük uğraşını anlatan heykeller, kaftan ve diğer tören giysisi örnekleri, el işlemeleri, mutfak bahçe uygulamalarına ait birebir örnekler ve yöresel özlü sözler izleyicisiyle buluşmakta.

Çubuk Yöresel Sözleri: 
“Sandıktaki sırtında hambardaki karnında.”
“Bakır kabın kalayı var ,her işin kolayı var.”

Atatürk’ün Çubuk İlçesi’ne ilk gelişi: 

ANKARA HAMAMÖNÜ ŞAİRLER VE YAZARLAR MÜZESİ

Hamamönü ,Ankara Kalesi ve civarında kurulmuş, kale ile bütünleşmiş, yaşam alanları ile kentin tanıklığını yapan en eski yerleşim yerlerinden biri konumundadır . Hamamönü’nde etnografik hafıza oluşturma, kent kültürü yaratma çabalarına; Kültür Bakanlığı, yerel yönetimler, üniversiteler, özel kuruluşlar ve en önemlisi

yöre halkı ve esnafı destek vermiştir. Bunun sonucunda düzenlenen konaklardan (Ankara Evlerin’den) biri de edebiyata ilgisi olanlara ilginç görüntüler sunuyor.

Ahmet Muhip Dranas, Attila İlhan, Nazım Hikmet, Rıfat Ilgaz, Ahmet Arif vs. yazar ve şairlerin bazı eserleriyle birlikte yazınsal görsel ve işitsel ögeler (şiir ,edebi eser ve benzerleri) tanıtılıyor. Etkileyici mektupların, belgelerin arasında Ahmet Arif’le Rıfat Ilgaz’ın yazışmaları ilgi çekmekte. Gerek Ankara’lıların gerekse bu tarihi kentin konukları turistlerin keyifle izleyeceği belgesel ağırlıklı Şairler ve Yazarlar Müzesi görülmeye değer nitelik taşıyor.

Aytül AKSONGUR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir