KÖYÜ OLMAYAN NESİLLER YETİŞİYOR!

Turhan DEMİRBAŞ-Başak Sitesi

Türkiye’de yaşayan insanlar genellikle; Balkanlardan, Kırım’dan, Kafkaslardan ve Osmanlı devrinde görevli gittikleri Arapların yaşadıkları Suriye, Mısır gibi ülkelerden göç etmişlerdir. Irak’ın kuzeyinde yaşayan Türkmenlerin bir kısmı da, Anadolu’ya Cumhuriyet ilanı ve Osmanlı’nın son döneminde yerleşmişlerdir.

Türkiye’ye gelenler mesleklerine göre ve Rum, Ermeni gibi toplulukların bıraktıkları yerlere yerleştirilmişlerdir. Balkan Savaşı öncesi gelenler genelde İstanbul’a yerleşmişlerdir. Mübadele ile gelenler devlet tarafından yerleştirilmişlerdir.

Gerçi o yıllarda küçük şehir ve kasabalar köy görünümündedirler. Elektrik yoktur, evlerde kullanma ve içme suyu yoktur, yollar bakımsız çamurdur. Ancak İstanbul’un bazı semtlerinde Arnavut kaldırımı taşlar yollara döşenmiştir.

Bir de boy veya topluluk halinde göç edildiği için bazı gruplar yerleşmeye uygun yerlere kendi köylerini kurmuşlardır. Arazi tarıma ve hayvancılığa uygun olan köyler daha sonra gelişmiştir. Tarım geliştikçe, üretim arttıkça köy gelişmeye başlamış. Çocuklar okula gitmişler, ailelerine hayvancılıkta yardım etmişlerdir.

Eskiden Milli Eğitim Bakanlığı şöyle duyuru yapardı “Mayıs ayı ortasında köy okulları kapanacak”. Köyde çocuklar ailelerine yardım için okullar erken tatil edilirdi.

Nüfus artınca tarımsal ürüne talep de arttı, ürün fiyatları artışı köyün zenginleşmesini getirdi. Burada dağ köylerini ve verimli arazide olmayan köyleri ayırmak gerekli. Küçük çaptaki zenginlik dahi olsa şehre göçü tetikledi. Ailelerin kalabalıklaşması, arazinin yetmemesi ve şehirde iş bulma umudu köyleri küçülttü. Şehirlere göç başladı ve şehirlerde gecekondu bölgeleri çoğaldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir