KEDİNİZİ NE KADAR YALNIZ BIRAKABİLİRSİNİZ?

H. Fatoş Gür Akınoğlu – Aşağı Ayrancı

Değerli komşularım,

Bu sayıda sizlerle web sitemdeki bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Yıl 2008. Artık yazıda bahsettiğim kedilerim yok. Hepsi oldukça iyi koşullarda, uzun ve kaliteli bir yaşam sürerek aramızdan ayrıldılar. Ancak yazıdaki uyarılar benim için hep yol gösterici oldu. Sizlerin de yararlanacağınızı düşünüyorum.

Kedinizi En Fazla Kaç Gün Yalnız Bırakmalısınız?

Bu, çok sorulan bir sorudur. Çünkü kediler, köpeklerin aksine gün boyunca çok daha az bakım gerektirirler. Örneğin, köpeklerin günde 2 ya da 3 kez gezdirilme zorunluluğu kedilerde yoktur. Bu sayede, evden erken çıkıp, geç gelebilme rahatlığınız vardır. Ancak bu, onları çok uzun zaman yalnız bırakabileceğiniz anlamına gelmemektedir.

O halde bu süre ne kadar olmalıdır? 24 saat mi, 48 saat mi?

Bir veterinerin bu konudaki deneyimi bize önemli ipuçları verebilir. Bir kedi sahibi, kedisini tam 2 hafta yalnız bırakmış. Döndüğünde ise, korkunç bir manzara ile karşılaşmış. Giderken, çok büyük iki kaba su ve mama koymuş. Ancak muhtemelen gittikten 1-2 gün sonra su kabı, mama kabının içine dökülmüş ve mamaları bozmuş. Böylece kedi 2 hafta boyunca hiçbir şey yiyememiş ve içememiş. Çok hasta olarak veterinere götürülmüş ve tedavi edilmiş ancak büyük bir üzüntüye ve harcamaya neden olmuş bu durum.

Aslında en uzun yalnız bırakma süresi, 24 saat olmalıdır. Çok zorunlu hallerde 36 saat veya 48 saat de olabilir ama en güvenli süre, 24 saattir.

Kediler çok hassas hayvanlar olduğundan, herhangi bir nedenle hastalanabilir. Kontrol eden biri yoksa yardımsız kalır. Kedisini kendi başına bırakıp, döndüğünde ölüsüyle karşılaşan kedi sahibi sayısı az değildir. Kedilerin başına en sık gelen durum, idrar yolu tıkanmasıdır. Müdahale edilmediğinde, 3 gün içerisinde çok büyük acılar çekerek hayatını kaybedebilir.

En doğrusu, kedinin bir kişi tarafından günde 2 kez kontrol edilmesi ve suyunun tazelenerek, sevdiği bir yaş mamanın verilmesidir. Böylece iyi beslenip, durumunun iyi olduğu da gözlenmiş olur. Kediye bakan kişi, onunla bir süre oynamalı, okşamalı, evde biraz zaman geçirmelidir. Örneğin TV seyretmeli ki, kedi evde yalnız olmadığını hissetsin.

Elbette pek çok kedi, herhangi bir sorun yaşamadan bir süre yalnız kalabilmektedir. Fakat olumsuz durumların da olabileceği göz önüne alınmalıdır. Eve döndüğünüzde ölüsüyle karşılaşmak, bütün hayatınızı etkileyecek bir travma olacaktır. Bu nedenle, kedinize bakan kişileri seçerken de çok dikkatli olmalısınız.

Buraya kadar, www.petplace.com isimli siteden, Dr. Jon’un yazdıklarını sizlere aktardım. Bundan sonra kendi deneyimlerimi aktarayım.

Uzun yıllar 4 kedim olduğu için (şimdi ne yazık ki 3 kaldılar), ancak kısa tatiller (3-5 günlük) yapabildim. Bu kısa tatillere giderken de, olabilecek en kötü ihtimalleri tahmin etmeye çalıştım. Hatta eğer seyahat sırasında başıma kötü bir şey gelirse, kedilerimle ilgili olarak neler yapılması gerektiğini belirten bir vasiyeti de, hem veterinerime, hem de kedilerime bakan arkadaşıma yazılı olarak bıraktım.

Ancak, 1-2 günlük seyahatlerimde kendi başlarına kalabileceklerini de düşünerek, yurt dışından 4 gözlü, pille çalışan, 8 saatte bir gözlerden birinin açıldığı mama kabı aldım. 1-2 gün için kimselere muhtaç olmayacağım için de çok mutlu oldum. Ama tatile gitmeden önce saati ayarlayıp, evde deneme yapmak istedim. İlk turda çok başarılıydı. Ancak 2. turda bizim Tarçın mekanizmayı kavrayıp, açılan gözdeki mamaları mideye indirdikten sonra, burnu ile ite ite diğer gözün de açılmasını sağladı, sonra 3. ve 4. gözleri boşaltınca, hayallerim başlamadan bitmiş oldu. Onları 24 saatten fazla yalnız bırakmadım. Her bırakışımda da mutlaka günde 2 kez bakan biri oldu.

Bakan kişi çok önemli. Çoğunlukla yakınlarımıza bırakmayı tercih ediyoruz. Ancak bir dönem, işyerimden genç bir kıza bıraktım. Çok becerikli, hayvanları seven, aklı başında bir kızdı. Erkek kardeşi ile birlikte bizde kalacak, hem kedilere bakacak, hem de normal yaşantısını sürdürecekti.

Giderken yoldan defalarca telefon ettiğim gibi, gittikten sonra da aramalarımı sürdürdüm. Her şey yolundaydı. 3. gün, evde olması gereken saatte aradım, kimse yok. Yarım saat arayla, defalarca telefon ettim, yok. Gece 00:30’da evde buldum. Meğer kardeşi ile gezip, birlikte sinemaya gitmişler. “Kedi işte, nasılsa evde bekler” diye düşündüler herhalde. Gerekli konuşmayı yapıp, ertesi sabah yola düştüm ve döndüm. Ansızın döndüğüm için de, evi toparlama fırsatları olmamış. Sigaralar içilmiş, ayakkabılarla evde dolaşılmış, ayaklar sehpalara dayanmış ve başka bir sürü şey. Tahmin edilebileceği gibi çılgına döndüm ve parasını ödeyip gönderdim.

Bu olaydan sonra da, bakıcı seçme konusunda hep çok daha fazla titizlik gösterdim ama tatillerim de hiçbir zaman 5 günden fazla olmadı.

Siz siz olun, yazdıklarıma dikkat edin ve tedbirli olmayı unutmayın.

Sağlıcakla ve patili kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir