ILGAZ DAĞI

Cenk’in Annesi-Balıkçı Apt.

Ilgaz Anadolu’nun
Sen yüce bir dağısın
Baharda yeryüzünde
O cennetin bağısın
Yalçın kayalıklar
Göklere yükseliyor
Senin dumanlı başın
Bulutları deliyor

Çocukluğumuzu hatırlatan güzel besteyi hissetmeye; bu kez rotamız. Bir gün doğumunda yine derneğimizin önünde toplandık. Önümüzde 206 km. Daha önceleri Ilgaz Milli Parkına gitmiştik. Kayak sevenler için güzel bir doğa olsa da; yürüyüş için çok uygun olmadığından farklı bir yere gideceğiz. Kadın Çayırı, Yıldız Tepe… Yıldız Tepe, Ilgaz ilçe merkezine 20, Çankırı’ya 70 km, Çankırı – Kastamonu karayolu üstünde bulunan Ilgaz Dağı Tüneli’ne 3 km. uzaklıkta. Ankara ve İstanbul’a çok yakın olan Ilgaz, kış turizmi açısından bulunmaz bir saklı cennet. İnebolu’dan Ankara’ya kadar uzanan İstiklal Yolunun yöreden geçmesi ile bölge popülerliğini korumuş. Ilgaz; İç Anadolu ve Karadeniz’i ikiye ayıran Ilgaz Dağı’na 25 km mesafede bulunan, şirin ve doğal güzellikleri muhteşem olan bir ilçemiz. Bu masalsı ilçe, Çankırı sınırları içinde yer alıyor. Ilgaz ilçesi, ismini heybetli görüntüsüyle Ilgaz Dağları’ndan alıyor.

Yaz ve kış turizmi açısından eşine az rastlanan cennet yerlerden birisi olan Ilgaz, manzarasıyla insanı mest etmeyi başarıyor. Yaklaşık 3 saatlik yolculuk sonrası Yıldız Tepe’deyiz. Kar mevsiminin son deminde yakaladık burayı. Soluğu teleferik kuyruğunda alıyoruz. İkişerli bindiğimiz telesiyejle 15 dakika boyunca harika manzara eşliğinde çıkıyoruz. Güneş kar üzerinde elmas gibi.

Her bir anı fotoğraflamak istiyorum, parmağım deklanşörden ayrılmıyor. Ve 1800 metrede zirvedeyiz. İki kayak pistinin ortasındayız. Snowboard yapanlar ilgimizi çekiyor. Keşke ben de kayabilseydim diye iç geçiriyorum derin derin. Rehberimiz Haşim Bey’in izinde nefis bir yürüyüşle avunmak zorundayım. Hava mis, üşümeyi bırakın montlar fazla geliyor. Akciğerlerimiz de mutlu, nefis havayı soluyunca. Zaman dursun istiyoruz. Uzaklardan gelen tarif edilemez sucuk kokusu dönüş zamanı geldi diyor adeta. Cenk inerken de binerken de

zorlanıyor teleferik de. İniş daha keyifli. Kuş gibi iniveriyoruz. Koku resmen nereye gitmemiz gerektiğine dair yol gösteriyor. Sanki hiç doymayacakmışım düşüncesiyle mangal sırasındayız. Harika bir yemeğin ardından güneşle içimizde ruhumuzda ısınıyor.Dinlendikten sonra tekrar yürümek için hazırlanıyoruz. Ormanın yeşiliyle karın beyazı kol kola, masal diyarındayız sanki. Zorlu bir yürüyüş de olsa bitsin istemiyoruz. Teleski ile pistin zirvesine çıkanları izlemek de keyifli .

Dönüşte sıcacık çorba ile karşılıyorlar bizi. Grubumuzda kayak yapan genç arkadaşlarımızı beklerken günün sürprizi sıcak şarapla son noktayı koyuyoruz. Burada gözlerimiz doğal güzelliklere, ruhumuz ise temiz havası ve sakinliğiyle adeta huzur buluyor. Kesinlikle tekrar gelmek istiyor herkes. Ve yüzlerde yorgun ama mutlu bir tebessümle dönüşteyiz. Cenk sonraki rota için alternatifleri sunmaya başladı bile… Sağlıcakla kalın. Seyahat için tek engel kapınızın önündeki eşik olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir