EMRE KONGAR’DAN BİR ANI

Emre Kongar, 1968 yılında Ankara’da görevli olduğu sıralarda, İstanbul’a annesini ziyarete gider. Beyazıt civarındayken Sahaflar çarşındaki arkadaşının dükkânına çay içmek için ziyaretine gider. Arkadaşı Emre Kongar’a sabah geldiğinde kapının önünde bir karton kutu bırakıldığını söyler. Bu kutunun içinde eski yazı ve Latince belgeler vardır. Belgeleri gösterir, bu arada belgeleri iki kişi daha karıştırmakta ve incelemektedir. Bunlardan biri “Gülün Adı” kitabını bu Latince tomarlardan yazan, “ Umberto Eco”, diğeri ise o zaman tanınmamış olan “Orhan Pamuk’tur”. O da sonradan bu belgelerin arasından aldıklarıyla “ Beyaz Kale” romanını yazmıştır. Bir tomar belgede dükkân sahibi tarafından Emre Kongar’a verilir. Bu yazıları yıllar sonra bir tanıdığı yardımı ile Emre Kongar düzenler. Osmanlıcadan çeviri yapılır ki bunlar o zaman yazılmış mektuplardır. Abussion de Calevela adında bir İspanyol Musevi’sinin yazdığı bu mektuplardan. Emre Kongar “Hoca Efendi’nin Sandukası” adıyla bir kitap yazar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir