ÇERÇÖP ÇORBACILARI DİNLEDİK

Ocak ayının son günlerinde,Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren gönüllü hareketi ele aldık. Tüketim çılgınlığı ve israfa karşı bir şeyler yapmak isteyen gönüllü gençlerin başlattığı Çerçöp Çorbacılar Hareketini…

Konuk Çerçöp Çorbacılar ekibinden Saliha Acarlı idi. Bizimle etkinliklerini, amaçlarını, karşılaştıkları sorunları paylaştı.

Hayvanlara zarar vermeden, parasız yiyecek paylaşmanın mümkün olabileceğine inanan üç genç pazardan topladıkları yiyeceklerle çorba pişirip herkese ücretsiz dağıttıklarını bildirdi. 2014 yılında bu işe girişen Çerçöp Çorbacıların amacı gıda israfını önlemek bu konuda farkındalık yaratmak. Çerçöp

Çorbacılar, uygun olan arkadaşlarının cumartesi akşamları Sıhhiye ve Ayrancı pazarlarında taze olan ve çöp olmaktan kurtardıkları yiyecekleri topladıklarını ve bildikleri kimi market ve fırınlardan da ekmekleri alıp Kızılay’daki Haymatlos Cafe’nin deposunda sakladıklarını anlattı.. Pazar günü öğlen 12:00 ve 12:30 Aralığında topladıkları yiyecekleri yıkayıp, doğrayıp çorba yapmaya başladıklarını belirten gönüllüler, çorba kazanını alıp o gün bir başka plan yoksa Kızılay’ın Yüksel Caddesinde aç olan ve isteyen herkese ücretsiz dağıttıklarını söyledi.

Kendilerine ‘Çerçöp Çorbacılar’ ismini vermelerinin nedeninin de topladıkları yiyeceklerin “çer- çöp” olarak tanımlandığı halde yenilebilir ürünler olduğuna dikkat çekme amacı olarak açıkladı.

Saliha Acarlı, neden çerçöp çorbasına gerek olduğunu şöyle anlattı; “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, halen 600 bin kişi Türkiye’de açlık sınırında yaşarken, günlük 5 milyon ekmek çöpe atılıyor. Türkiye’de israf edilen ekmek miktarı, 4 milyon 495 bin 404 nüfuslu Hırvatistan, 4 milyon 300 bin nüfuslu Gürcistan ve 3 milyon 596 bin nüfuslu Moldova’dan daha yüksek. “Otellerde üç tabak yemekten ikisi çöpe atılıyor.” Böyle gerçeklikler varken, hala SATIN ALARAK ve daha çok TÜKETEREK gerçekten birilerine YARDIM edebileceğinize inanıyor musunuz? FAO’ya göre yenilebilir gıdanın atılması sonucunda toplam zarar 750 Milyar Dolar. Herkesin büyük paralar harcayıp, ihtiyaç sahiplerine büyük yardımlar yapmasını, tüm dünyayı açlıktan ve susuzluktan kurtarmasını, mucizeleri beklemiyoruz. Herkesin kendi tabağından sorumlu olduğunu, atılan her yenilebilir yiyeceğin sanılandan çok büyük değişimler yaratacağını biliyoruz. Toplanabilen her yenilebilir yiyeceğin toplumdan herkesin parçası olabileceği, katılabileceği bir etkinlikle, düzenli olarak paylaşılmasını amaçlıyoruz. Bir hayvanın canının bedava olabileceğini ya da bir hayvanın insanların doyması için araç olabileceğini düşünmüyoruz. Temiz, ahlaklı, kimsenin canını acıtmayan, zararsız; “küçümsenmiş” sebzelerin gücüne inanıyoruz. Çünkü herkese yetecek kadar tarım ürünü elde etmek gerçekten mümkün.

Dünyada üretilen gıdaların dörtte üçünün çöpe gittiğini aynı zamanda dünyada açlık sınırının altında yaşayan bir milyar insanın var olduğunu bilmek, kendilerini düşündürdüğünü, en azından kendi çevremizde çözüm bulmaya çalıştıklarını belirtiyor. Bir duruşlarının olduğunu ama hiçbir siyasi çevreden beslenmediklerini ve herhangi bir politik tabanlarının olmadığını söyledi.

Son yıllarda kendilerine katılan gönüllü sayısının çok azaldığını ve çorba yapamadıklarından yakınıyor. Kapılarının herkese açık olduğunu yineliyor, sadece yediklerinden değil, attıklarından, israf ettiklerinden de kendini sorumlu hisseden, harekete geçmek isteyen herkesi kendilerine katılmaya davet ediyor.

Etkinlik sonunda, Muhtarımız Hasan Hüseyin Aslan Acarlı’ya teşekkür belgesi verdi ve israfı önlemenin simgesi olarak derneğin hazırladığı bez torbayı hediye etti.

Çiğdemim Derneği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir