BUGÜN GÜNLERDEN ABANT

Tarih 10 Şubat 2019.Babamın memleketi, benim memleketim olduğuna göre, bir Bolu Beyi’nin kızı olarak, bu geziyi ayrı bir keyifle paylaşacağım sizlerle.

Bolu’nun iklimi serttir bu sebeple, rahmetli annem, babam sinirlendiği zaman “sen sert ağaların memleketindensin, o yüzdendir öfken” derdi şakayla karışık. İkisini de kaybettim. Nurlar içinde uyusunlar.

Sabah 7.30‘da derneğimizin önünde gezi için buluşup büyük bir heyecanla yol almaya başladık. Bize bu gezide tur sahibi Teoman ve tur rehberimiz

Cengiz Bey eşlik ediyorlardı. Bugün günlerden Abant Gölü.

Abant Gölü’ne Bolu üzerinden Ankaraİstanbul D-100 Kara yolunun ve TEM otoyolunun 203. km’sinden ayrılan 22 km’lik yol ile ulaşılmaktadır. Göl, Bolu’ya 34 km, Ankara’ya 225 km’dir.

Zaman zaman kar manzaraları ve çam ağacının yoğun olduğu orman manzaraları eşliğinde, komşularımızla keyifli muhabbetler eşliğinde ve tur rehberimiz Cengiz Bey’in değerli bilgilendirmeleri ve Bolu ile ilgili soruların yer aldığı yarışma sorularıyla, nasıl geçti anlamadan kendimizi Abant Tabiat Parkı girişinde bulduk.

 Abant Tabiat Parkı tanıtım merkezi ve hayvan müzesindeyiz. Abant’a henüz gitmeden, buraya gelen ziyaretçiler Bolu’nun tarihi ve doğal zenginlikleri hakkında görsel bilgi sahibi oluyorlar.

Müzede, bu bölgede meydana gelen trafik kazaları sonucunda ölen yaban hayvanları, aslına sadık kalınarak doldurulmuş olarak sergileniyor. Hepsi sanki canlanıverecekmiş gibi bizi selamlıyor. Trafik kazası sonucu ölmüş olmaları içimizi burkuyor hepimiz hüzünleniyoruz. Burada bulunan hayvanların başlıcaları; geyik, karaca, ayı, yaban koyunu, çakal ve çeşitli kuş türleri, ayrıca ağaçların kozalakları, tohumları da yer alıyor. Burayı gezdikten sonra rotamız, Abant Gölü yolu üzerinde yer alan, Bolu’nun en güzel yaylalarından Örencik Yaylası. Yaylada kimsenin ayak basmadığı (ayılar hariç) dizimize kadar bembeyaz karlar içinde bata çıka muhteşem bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Yürüyüş öncesi, başarabilirmiyiz, düşermiyiz gibi endişelerimizden kaynaklanan tedirginlik yerini sakinlik ve rahatlığa bırakıyor. Başardık. Herkes çocuklar kadar musmutlu. Bu yayla, yürüyüş, dağ bisikleti için de oldukça idealmiş ve yaylada Temmuz ayında “Havacılık Festivali” yapılıyormuş.

Öğle yemeğimizi mangal başında, açık havada afiyetle yedikten ve odun ateşinde pişen çaylarımızı içtikten sonra, artık sıra Abant Gölü’nün keyfini sürmekte.

Abant Gölü çevresinde, bu eşsiz havayı soluyup, anı yakalayıp anılaştırmak için fotoğraflar çekerek keyifli bir yürüyüş yapıyoruz. Havada öylesine güzel ve güneşli ki içimizi ısıtıyor.

Abant Gölü, Bolu’nun 34 km güneybatısında Abant Dağları üzerinde oluşmuş bir krater ve birikinti gölü. Yılın her ayında büyüleyici bir güzelliğe sahip olanAbant, hem günübirlik gezip görmek, hem de konaklamak amacıyla tercih edilen, çok popüler bir tatil merkezi. Alanı 127 hektar olan gölün denizden yüksekliği 1328 metre’dir. Yeraltı suları ile beslenir. Derinliği 18 metre’dir.

Abant Gölü ve çevresinin bitki zenginliği, büyük bir açık hava rekreasyon potansiyeline sahip olması nedeniyle alanın 1196,5 hektarlık bölümü, 1988 yılında “Tabiat Parkı” olarak koruma altına alınmıştır. Abant Gölü çevresi flora ve fauna bakımından çok zengindir. Sarıçam, karaçam, kayın, meşe, kavak, dişbudak, gürgen, söğüt, ardıç ağaçları ve ormangülü, ılgın, fındık, muşmula, papazkülahı, alıç, çobanpüskülü, kuşburnu, eğrelti, böğürtlen, çilek, nane, ahududu, sarmaşık, ısırgan, atkuyruğu ve çayır otları başlıca ağaç ve ağaççıkları oluşturur.

Abant Gölünün kenarları çeşitli su bitkileriyle ve nilüferlerle doludur. Abant Gölünün etrafında yükselen yamaçlarda ise Abant Çiğdemi (Crocus Abantensis) bulunmaktadır. Göl ve çevresinde bulunan ve endemik türler olan Küçük Taraklı Semender ( Triturus Vulgaris Kosswigi) ile AbantAlabalığı “Salmo Trutta Fario Varyette Abanticus” ve Abant Fındık Faresi (Muscardinus

Avellanarius Abanticus) olarak literatüre geçmiştir. Balık meraklıları yılın belirli dönemlerinde, ücret ödeyerek olta ile balık avlayabilmektedir. Göl kenarlarında su samurları da görülmektedir. Göl çevresindeki ormanlarda yabani hayvanlardan tilki, çakal, kurt, ayı, domuz, geyik, karaca, tavşan, sincap, gelincik; su kuşlarından yaban kazları, yaban ördekleri, balıkçıl, sakarmeke, karabatak, turna; yırtıcılardan şahin, doğan, kara akbaba, kaya kartalı, atmaca, baykuş; diğer kuş çeşitleri olarak toygar, alakabak, puhu, gökdoğan, ağaçkakan, karatavuk, bülbül, ispinoz ve saka görülmektedir. Göl çevresinde piknik, kamp, sportif olta balıkçılığı, doğa yürüyüşü, bisikletle, faytonla, atla gezinti yapılabilmektedir 2 adet 5 yıldızlı konaklama tesisleri, bungalov tipi konaklama üniteleri, kamp ve piknik alanları bulunmaktadır.

Sıra geldi alışveriş yapmaya. Tüm ünlü aşcılar Bolu’dan çıkar diye bilinir. BundaBolu’ya bağlı

Mengen ilçesinde Aşcılar Okulunun yer almasının payı vardır. Her yıl düzenlenen Uluslararası Mengen Aşçılık ve Turizm Festivali ile adını tüm dünyaya duyuran bu efsane şehrin yemekleri anlat anlat bitmez. Bolu’ya özgü yemeklerden başlıcaları; Ovmaç çorbası, Kedi batmaz, Abant kebabı, Bolu köftesi, kabaklı gözleme ve paşa pilavıdır. Biz de, park içinde bulunan satış reyonlarında bölgede üretilen yöresel yiyecek ve hediyelik eşyalar satılan pazara uğruyoruz. Bolu yöresine ait yöresel ürünlerden almadan ayrılmak olmaz buralardan. Bolu’lu marifetli hanımların yaptığı, kızılcık tarhanası, keş, erişte, çam balı, kaymak, tereyağı aldıktan sonra artık buralardan ayrılma vakti yaklaşıyor. Ayrılmadan önce bizim için Teoman Bey tarafından, özenle hazırlanmış sıcacık şaraplarımızı içerek hiç istemesek de buralardan ayrılmayı, tekrar gelmenin planlarını yaparak, Ankara’mıza doğru yola çıkıyoruz. Hayat gezince gerçekten daha güzel. Sevgiyle kalın.

Dr. B. Dilek Yüceel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir