BEY UŞAĞINA, UŞAK DA …

Eski bir sözdür bu. Çocukluğumda sık sık duyardım, tamamlanması şöyleydi; Bey uşağına, uşak da itine buyurur. Toplumdaki hiyerarşiyi anlatan söz, zamanla mizahi bir biçim alarak işi savsaklayanlar için kullanılmıştır. Bense sözü zamanımıza uyarlayarak Herkes gücü yettiğine …. Anlamında yorumlamak istiyorum.  

Değişen sosyal koşullar bireyleri kısa yoldan öğrenmeye, hızla yükselmeye, yükseldikçe de üstten bakmaya hatta diğerlerini ezip geçebileceğine inanmaya yöneltti. Ben buna törpülenmeden sivrilmek diyorum. Apar topar yükselirken sivrilmek insanları tehlikeli bir silaha dönüştürüyor. Keyfini bozan her şeye ateş püskürüyorlar.

Paran mı var? Her şeyi, herkesi satın alabilirsin.

Mevki sahibi misin? Sen benim kim olduğumu biliyor musun?

Güçlü müsün? Yumruk, tekme, küfür ya da hakaret ne güne duruyor! Çarp gitsin. Trafikte böyle. Metroda, yolda köyde kentte hep böyle…..

Ya evde?!!   Bence mutlaka evde de böyledir. Şimdilerde kimse eve, aileye bakmıyor. Sorunun kökeni ailede yatıyor oysa. Aile içi eğitimi diye bir şey kalmadı. Hep okul suçlanıyor hep öğretmenden bekleniyor.(Ya öğretmen de iyi yetişmemişse! O da sorunun başka bir yönü.)

Geldik baştaki söze. Bey uşağına ….

Baba anneye, anne çocuğuna, çocuk da kediye, köpeğe…. Yani herkes gücünün yettiğine yükleniyor. Çocuk evde bunları görür, çevresindekileri gözler, örnek alır ve uygular. Değişmesi gereken de bu kısır döngü. Bu sarmal bizi aşağıya çekmekte.

Kurtuluş aile içi eğitimde. Bize gereken sistemli, programlı ve kapsamlı bir “halk eğitimi seferberliği”…. Ailede başlayan eğitim çocuklara nerede, nasıl davranılacağını öğreten anneler babalar, nineler dedelerle pekişir. Her biri kendi kültürü, göreneği doğrultusunda çocuklarını yetiştirerek yaşama hazırlar. İşte özlediğimiz aile içi eğitim. 

Gerisi okullara ve öğretmenlere emanet.  

Nefise ÖKE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir