ATATÜRK ANKARA YOLUNDA 2 -HAVZA’DAN AMASYA’YA

Vecdi Seviğ – Gökkuşağı Sitesi

Havza Genelgesi(1)

Mustafa Kemal, 25 Mayıs’ta geldiği Havza’dan 28 Mayıs günü Anadolu’daki sivil ve askeri makamlara gönderdiği genelgede, günümüz Türkçesiyle, “İzmir’in ve maalesef bunu takip eden Manisa’nın işgali gelecekteki tehlikeyi daha açıkca göstermektedir”demektedir. Genelge,”Ülke bütünlüğümüzün korunması için millî gösterilerin daha canlı olarak yapılması ve sürdürülmesi lazımdır” cümlesiyle başlıyor ve “büyük ve heyecanlı mitingler yaparak millî gösteride bulunulması ve bunun bütün bağlı olan yerlere yayılması” isteniyordu. Mustafa Kemal, Hristiyan halka karşı saldırıdan kaçınılması konusunda da uyarıda bulunmayı ihmal etmedi.

Amasya Genelgesi(2)

30 Mayıs Cuma günü Havza’da belediye binası önünde düzenlenen ve Mustafa Kemal’in de katıldığı mitingde konuşan Havza eşrafından Fuad Bey “İzmir’i işgal eden düşmanın Samsun ve Havza’yı da işgal edebileceğini, bunu engellemek ve İzmir’i kurtarmak için silahlanmanın gerekli olduğunu söyledi.

Havza’da 6 Haziran’da bir miting daha yapıldı, iki gün sonra da İstanbul’a geri çağırılan Mustafa Kemal, kurtuluşa giden yolda devam ederek, 12 Haziran günü Amasya’ya geçti, kent girişinde Müftü Tevfik Efendi tarafından, “Paşam bütün Amasya emrinizdedir” sözleriyle karşılandı. Belediye binasının önünde toplanan kalabalığa konuşurken, Şevket Süreyya Aydemir’in Tek Adam’da aktardığına göre “Düşmanlarımızın Samsun’dan yapacakları herhangi bir çıkartma hareketine karşı, ayaklarımıza çarıklarımızı çekecek, dağlara çekilecek, vatanımızı en son kayasına kadar müdafaa edeceğiz” dedi.

Mustafa Kemal Paşa’nın yaveri Cevat Abbas [Gürer], ziyaret ve konuşmalardan sonra, daha önce askeri hastane idarecilerinin çalıştığı, “kışlanın sınırına bitişik” binaya yerleştiklerini anlattığı ve 9 Kasım 1940’ta kaleme aldığı notlarında Amasya Genelgesi’nin yazıldığı gece hakkında şu bilgiyi veriyordu:

 “21-12 Haziran gecesi saat 9’da kumandanımın, ‘kalem kâğıt alsın gelsin’ emriyle çağırıldım. …Odanın büyücek yuvarlak orta masasına yerleştim. Hüseyin Rauf Orbay, Miralay Refet, Miralay Kâzım Dirik, Binbaşı Refik Saydam, Binbaşı Hüsrev Gerede, Atatürk’ün kurtuluş eserini dinlemek için hareketsiz duruyorlardı.”

Mustafa Kemal’in “Yaz bakalım!” demesinin ardından “Vatanın tamamiyeti, milletin istiklâli tehlikededir” diye başlayan ünlü Amasya Genelgesi kâğıda dökülüyordu.Tüm yurda telgrafla gönderilecek genelgede günümüz Türkçesiyle “Anadolu’nun görünüşte en güvenli yeri olan Sivas’ta milli bir kongrenin ivedi toplanması kararlaştırılmıştır.” denildikten sonra şu uyarıda bulunuluyordu:

“Bunun için bütün Osmanlı illerinin her sancağından parti anlaşmazlıkları bir yana bırakılarak yetenekli ve milletin güvenini kazanmış üç kişinin en çabuk şekilde kongreye yetişmek üzere hemen yola çıkarılması gerekmektedir.”

Genelgenin ikinci maddesinde de şöyle deniliyordu:

“Doğu illerimiz adına 10 Temmuz’da Erzurum’da toplanması kararlaştırılan kongre için adı geçen illerin Müdafaa-i Hukuku Milliye ve Reddi İlhak Cemiyetlerinden seçilmiş üyeler zaten Erzurum’a doğru yola çıkarılmışlardır. O zamana kadar diğer illerimizin delegeleri de Sivas’a varmış olabileceklerinden, Erzurum Kongresi’nin üyesi de uygun göreceği zamanda genel toplantıya katılmak üzere Sivas’a hareket edecektir.”

Yazım bitince, Mustafa Kemal, yaverine, “Arkadaşlara ver, imza buyursunlar” dedi. Hüseyin Rauf Bey’in,

“Henüz misafiriniz bulunuyorum. Onun için kendimde bir yetki göremiyorum” sözlerine Mustafa Kemal, “Memleketin tanınmış bir evladısınız. Yazdığımız, yeni bir tarihin belgesinde imzanız bulunsun” karşılığını verince imzalar yan yana sıralandı: Hüsrev, Kâzım, Ali Fuad, Hüseyin Rauf, Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal Nutuk’ta “Görüyorsunuz ki, bu yazdıklarım, çoktan vermiş ve dört gün öncesi Trakya’ya bildirmiş olduğum bir kararın Anadolu’ya da genelge ile bildirilmesinden başka bir şey değildi.” diye anlattığı Amasya Genelgesi, “bütün askeri birliklere, milli reislere ve belediye reislerine” telgrafla ulaştırıldı.

Mustafa Kemal, 23 Haziran günü Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanı “Kazım Paşa [Karabekir] Hazretlerine” çektiği telgrafta, “Merkezi hükümet (İstanbul) milli girişimimize karşı her ne şekilde tecavüz elini uzatırsa, uygun surette hemen karşı harekete girişilerek milli gayenin gerçekleştirilmesi zorunludur.” diyecekti.

Aynı gün, İstanbul hükümeti de Mustafa Kemal’i “halkı hükümete karşı kışkırttığı gerekçesiyle görevden almaya, hiçbir sıfatı kalmadığı için genelgesinin dikkate alınmamasının ilgili yerlere bildirilmesine” karar verdi ve bunları yapmakla Dahiliye Nazırı Ali Kemal’i görevlendirdi.

Ali Kemal’in 23 Haziran tarihli şifreli telgrafında, Mustafa Kemal’i “siyaseti pek bilmemekle” suçluyor, “çektiği telgraflarla siyasi hatasını idari yönden de sürdürdüğünü” iddia ediyordu. Bu telgraftan üç gün sonra, Ali Kemal görevden çekildiğini padişaha bildirecekti.

Mustafa Kemal İstanbul hükümetinin telgrafı hakkında bilgi sahibiydi ve 26 Haziran erken saatlerde Sivas’a hareket etmişti bile. Sivas’ta Vali Mehmet Reşit Paşa tarafından karşılandı.

Mustafa Kemal Kurtuluş yolunda ilerliyordu…

1)Havza Genelgesi, Milli Egemenlik Belgeleri, TBMM yayını, https://acikerisim.tbmm.gov.tr/xmlui/handle/11543/2319 (Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2019)

2) Amasya Genelgesi, Milli Egemenlik Belgeleri, TBMM yayını,

https://acikerisim.tbmm.gov.tr/xmlui/handle/11543/2319 (Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2019)


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir