ANKARA’NIN BAĞLARINI DOLAŞTIK

Şubat ayında kentimiz Ankara ile ilgili üç ayrı etkinliğimiz oldu. İlki Ankara’nın 3000 yıllık bağcılık serüvenini dile getiren Ankara’nın Anılarda Yaşayan Bağ Evi Kültürü başlıklı söyleşi idi. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Çelik etkili anlatımıyla bizleri Ankara’nın az bilinen bağları ve bağ evlerine götürdü.

Frigler, Galatlar ile başlayan tarihinde Ankürü, Ancyra, Engürü, Angora gibi isimler alan Ankara’da bağ ve şarap kültürü önemli yer tutar. Anadolu Medeniyetleri Müzesinde başta 2000 yıllık İnandık vazosu olmak üzere çok sayıda şarap kabı bağcılık ve şarapçılığın önemini gösterir. Bağ evi kültürünün yaygın olduğu 1890 – 1930 yılları arasında yazdan önce bağa göçme geleneği vardır. 23 Nisan bağa göçme, 29 Ekim ise bağdan dönme tarihleridir. Ankaralılar bağlarından Kale’deki işyerlerine eşek veya at üstünde gidip gelir. Bu dönemde Ankara’da Müslümanların yanı sıra Ermeni, Rum ve Yahudiler de bu geleneği yaşatır. Ankara’nın tiftik keçisi yününden elde edilen sof kumaş da dönemin değerli ürünüdür.

Ermeni ve Rumların göçü sonrası Ankara’da şarapçılık azalmaya başlar. 1920 yılında alkollü içki kullanımının yasaklanması da bu bu azalmayı hızlandırır. İzleyen yıllarda sofra üzümü kullanımı ve şıra yapımı başlar.

Ankara, doğusunda Karacakaya, Tuzluçayır, Üreğil, güneyinde Esat, Ayrancı, Türközü, güneybatısında Dikmen, Balgat, batısında Söğütözü, kuzeyinde Keçiören, Etlik bağları ile çevrilidir.Bu bağ isimleri daha sonra semt isimleri olarak yaşatılmış. Çankaya Köşkü ve Pembe Köşk de birer bağ evidir.

Eski Ankara üzümlerinden birkaçı Hacıhasan, Karagevrek, Bulut, Razaki, Hasandede olarak sayılabilir. Bağ bozumundan sonra üzümlerden kış için saklanacak pekmez, pestil, şıra, cevizli sucuk vbürünler hazırlanır. Eylül ayında yapılan pekmez geleneği topluca şenlik şeklinde gerçekleşir.

1960’lı yıllara kadar bu gelenek azalarak devam eder.Artık ne yazık ki, Ankara’nın ne bağları, bağ evleri ne de bu gelenekleri kaldı…

Özenle hazırlanmış sunumu için. Hasan Çelik’e teşekkür ederiz.

Zuhal Yüksel

Hits: 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir