8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçilerin, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için başlattıkları grev sırasında çıkan yangında, fabrikada kilitli kalanlarının 129’u yanarak can vermişti. Ölen işçiler anısına, 1910 yılında İsviçre’de Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında oy birliği ile 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla 8 Mart bir kutlama değil anma günüdür.

Türkiye’de ise 1921 den itibaren Kadınlar Günü etkinlikleri yapılmaya başlanmış, tüm engellemelere rağmen kadın hareketleri oldukça yol kat etmiştir. Ancak kadınlar için hala tablo çok da aydınlık sayılmaz. Bizler hala, 21. yüzyılda, ‘Biz de insanız, bizim de haklarımız var, biz de tükettiğimizden fazlasını üretebiliriz,  yönetimde söz sahibi olabiliriz’ diye kendimizi kabul ettirmek için mücadele etmek zorundayız. Tablonun daha da vahim tarafı her yıl ne yazık ki giderek artan kadına şiddetin, tacizin yüzlerce kadının cinayete kurban gitmesinin karşısında bu konudaki yasaların yetersizliğidir. Evet, tablonun karanlık yüzü diyebileceğimiz toplumumuzda çalışan kadın oranının %28 gibi çok düşük bir oranda olması kadının eğitimsizliğinin de aynası gibidir.  

8 Mart, tüm dünyada ve ülkemizde kadınların taleplerini birlikte, daha gür bir sesle, toplumda ikinci sınıf birey olarak kadının ezilmesine, aşağılanmasına, sömürülmesine karşı yılmadan mücadele edeceğini haykırdığı gündür. Kültürel, dinsel bir takım gerici gerekçeler üretilerek kadın eğitimden, çalışma hayatından, toplum yaşamından uzaklaştırılmaya çalışılmakta, cinsiyet ayrımcılığı ile kadın kamusal alanların dışına itilmekte üstelik bu durum hukuksuzlukla da desteklenmektedir.

Sonsuza kadar önderimiz olarak kalacak Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kadına tanıdığı haklarından, laik Türkiye Cumhuriyeti kazanımlarından asla ödün vermeden, kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, yozlaşmanın önlendiği bir Türkiye’de, yalnızca insan hak ve özgürlüklerini yazıyor konuşuyor olabilmek dileğiyle.

Bugün bir kadın olarak başım dik yürüyorsam, iyi bir şeyler yapabilmek için çalışıyor mücadele edebiliyorsam sonsuz minnetle teşekkürler ATAM.

Neriman Acar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir